Yaşamın İçinden - Blogcu MySpace Layouts

st patrick's

YILDIZIM HOBİ AHŞAP BOYAMA SAYFAM
YILDIZIM HOBİ AHŞAP BOYAMA-1 SAYFAM
YILDIZIM HOBİ TAKILARIM SAYFAM
YILDIZIM HOBİ ÖRGÜLERİM SAYFAM
YILDIZIM HOBİ DANTELLERİM SAYFAM
YILDIZIM HOBİ AHŞAP BOYAMA-2 SAYFAM
YILDIZIM HÜNERLİ ELLER SAYFAM
YILDIZIM YILDIZCA ŞİİRLER SAYFAM
YILDIZIM HOBİ ÖRGÜLERİM-2 SAYFAM
st patrick's day 2006

Yaşamın İçinden

29/10/2007 - Kestane : Faydaları ve Şekeri

Damağımızdaki tadı, çocukluk ve ilk gençlik günlerinden beri okul köşelerinde mis kokusuyla kestanecinin ''Bursa'nın kestanesi, okka çeker beş tanesi "sesi hatıralarımızın en özel yerinde saklı kalan...
 
KESTANE......
 

Havaların soğumasıyla başlayan, kış akşamları evimizi sobalı olarak kullandığımız zamanlarda etrafına toplanarak çıt, çıt seslerinle, sohbetleri böldüğü, kış gecelerinin vazgeçilmez dostu, her ne kadar şu anda çoğu evlerimizde soba kalmamış olsa da Kışın bu günlerinde, sokak köşelerinde kurulan mangalarda , sofralarda, sinema önlerinde, okul kapısında, şekercilerde görebiliyoruz.......

Besleyici olmasından başka faydası saymakla bitecek gibi değil. Kabuklarının suda kaynatılmasıyla, hazırlanan ilaç ateş düşürüp sinirleri yatıştırıyor . Meyvesi kasları kuvvetlendiriyor, kan dolaşımını düzenliyor. Bedenin ve zihnin yorgunluğunu gideriyor,  kansızlığa çare oluyor. Zamanımızın yaygınlaşan dertlerine; damar sertliği ve yüksek tansiyona da birebir, olduğu yazılıyor. Şeker, protein, yağ, sodyum ve potasyum içeriyor!..

Kestane birçok hastalıktan da koruyor insanoğlunu.. Çocuk, genç ve yaşlılar için çok değerli bir enerji kaynağı,hatta yaşamı uzattığı da söylenir. Ancak damar sertliği ve şeker hastalığından yakınanlar, kestaneyi ölçülü miktarda yemeli. Kestane, en çok potasyum düşüklüğünden yakınanlara öneriliyor çünkü 100 gramında tam 500 mg potasyum bulunuyor. fosfor, magnezyum, klor, kalsiyum, demir ve sodyum mineralleri ile C, B1, B2 ve PP vitaminlerini içeriyor. Taze kestane, limonun 100 gramı kadar C vitamini içerdiği söyleniyor. Kestanenin, 100 gramında 200 kalori bulunuyor. Kış mevsiminin olumsuz şartlarına, fiziksel ve beyinsel yorgunluklara karşı paha biçilmez bir sağlık iksiri. Kalp ve kas sistemini uyarıp, organizmanın su dengesini düzenliyor. Kan dolaşımını hızlandırıp varis ve basurların gelişimini önlüyor. Damar sertliği ,yüksek tansiyon,şeker hastalarının fazla yememesi önerilir.Balla karıştırılmış kestane püresi ise özellikle iştahsız çocuklara önerilir.

Kestane haşlanır ya da közde pişirilerek yenir. Fransız mutfağı olmak üzere birçok Kuzey Yarım Küre ülkesinin mutfağında vazgeçilmezi olan kestane, et ve sebze yemeklerin hazırlanmasında, çeşitli salatalarda lezzet arttırıcı olarak yer almaktadır.Tatlılara eklemeden önce kestanelerin kabuklarını çizip üzerini örtecek kadar su ile doldurun. Haşlayıp süzün ve kabuklarını soyun, yemeğin pişmesine 15 dakika kala ilave edin. Kestane en çok hindi eti ve kuzu etine çok yakışıyor.

Kış sebzelerinden kereviz, patates ve havuçla uyum sağlıyor. Tatlı olarak muz ve elma gibi meyvelerin yanı sıra çikolata sosu ile de hazırlanabiliyor. Kestaneyi püre haline getirdikten sonra şekerle karıştırıp dilediğiniz meyve ya da çikolata sosu ile zenginleştirerek sofranıza getirebilirsiniz.

Haşlanmış kestane ile kek ve pastalar hazırlayabilirsiniz. Hemen her yaştan insanın severek yediği kestane şekerini evinizde yapabilirsiniz.Kestaneler öğütüldüğünde, badem ve fındıktaki gibi yağlı bir yapı yerine güzel ve tatlı bir un haline gelir. Bazı araştırmacılar inek sütündeki süt şekeri laktozun çocuklar için alerjik etkisi nedeniyle çocuklara uygun tatlı ve çorbaların hazırlanmasında kestane ununun alternatif bir ürün olabileceğine dikkati çekmektedirler. Kestane unu ayrıca, sütlü puding türü ürünlerde, ekmek yapımında, corn flakes yapımında da kullanılabiliyor.Buğday ununun içerisinde bulunan ve ekmeklerle keklerin kabarmasını sağlayan gluten maddesi kestane ununda yoktur. Bu nedenle kestane unuyla hazırlanan ekmekler ve kekler kabarmaz.

Kestane, insanoğlunun bala batırarak tatlıya dönüştürüp yediği ilk meyvelerden biri olduğu,antik çağda kutsal sayıldığı için saraylarda verilen büyük şölenlerin değişmez meyvesi olarak yendiği, Güney Avrupa'nın bir köyünde dört bin yıllık dev bir kestane ağacı olduğu rivayet edilir. . 50 metre çapındaki gövdesi ile dev yapraklarıyla neredeyse tüm köyü kapladığı yapraklarının adalet dağıttığına inanılan ağaç için "200 kişilik şövalye ordusu" deniliyormuş. Antik çağlardan beri aşk iksiri olarak bilinen bu güzel meyveyi sonbaharın geldiği, beli eden, bu günlerde bol bol yiyin.

Kestane kebabı özellikle kış gecelerinin vazgeçilmez keyiflerinden birini pişirirken neler yapmalıyız?

*Kestaneleri yıkayıp kurulayın X şeklinde çizin. Üst ızgarası yanan bir fırında pişirin. Sobanın üzerinde ya da mangalda da pişirebilirsiniz. Ayrıca gazlı ocak üzerinde teflon tavada pişebilir.

* Kestanenin daha lezzetli olması için önce kabukları çizilip 1 saat soğuk suda tutulur. Oradan alınıp kaynayan suya atarak 30 dakika pişmeye bırakılır. 5 dakika kadar üzeri büyük lahana yaprağı ya da yünlü bir bezle örtülürse tadı çok güzel olur. Haşlama suyuna 2 damla zeytinyağı konulursa çabuk soyulur.

*Haşlamadan önce kabuğunun üzeri bıçakla x şeklinde çizin, haşlandıktan sonra soğuk sudan geçirilirse çok çabuk soyulur.

*Fırında kestane kebap olacaksa üzeri çizildikten sonra bir saat kadar buzlu ya da soğuk suda bekletilirse çok çabuk pişer, çok lezzetli olur.

*Çabuk soyulması için bir gece buzdolabında bekletildikten sonra çizilip kaynar suya atılır ve 5 dakika tutulur. Ardından buzlu ya da soğuk suya atılır ve 2 dakika sonra çıkartılır.

Bu kadar faydasını saydıkdan sonra, size bayramda yapabileceğiniz kestane şekeri tarifi vereyim. Afiyet olsun.

 

KESTANE ŞEKERİ

<******> Malzemeler:

500 gr iri kestane

2.5 su bardağı toz şeker

2 su bardağı su

bir tatlı kaşığı vanilya

- Yukarıda tarif edildiği gibi kestaneleri soyun.

- Soyulmuş kestaneleri ince kabukları soyulana kadar tencereye soğuk suyun içine atarak kaynatın. Sudan çıkartarak ince kabuklarını soyun.(ya da yukarda yazılan tekniklerle de soyabilirsiniz.)

-Toz şekerle, suyu tencereye koyun. Şeker eriyip, biraz kıvamlı oluncaya kadar kaynatın. İçine haşlanan kestaneleri atın. Kısık ateşte iki saate yakın pişirin. İndirdikten sonra bir gün beklesin.

- Ertesi gün kısık ateşte on dakika tutun. Üzerine vanilya serpin. Kağıtların içine yerleştirin.

 

Bol olan bu günlerde  kestane şekerini bol bol yemeniz dileğiyle....

 

Kaynak: Netten

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

25/8/2007 - İNCİR

Tazesini yazın, kurutulmuşunu yılın her zamanında severek yediğimiz incir adlı meyveyi veren incir ağacı, Dutgiller'dendir. Kısmen yaprak döken, kısmen hepyeşil ağaç, ağaççık ya da çalı formunda 750 kadar türü olan incirin anayurdu Önasya ile Akdeniz havzasıdır. Yurdumuzda özellikle Ege bölgesi ile diğer ılık yörelerde incir ağacı yetiştirilmektedir. 8-10 m'ye kadar boylanabilen incir ağacının odunu yumuşaktır.

 

Koyu yeşil renkli, derin girintili beş loplu, bir tür süt salgılayan yaprakları; yazın açan, genelde tek eşeyli yeşil renkli çiçekleri vardır. Yaz başlarından ekim sonlarına kadar değişen zamanlarda olgunlaşan etli ve küçük çekirdekli lezzetli meyvelerini geliştirmesi için tek eşeyli ağaçlarda, baba incir denilen erkek çiçek açan ağaçlarda yaşayan zarkanatlı ilek adlı bir böceğin, dişi çiçekli ağaçların üzerine bırakılması gerekir.

 

Bazı incir ağaçları iki eşeyli çiçek açar ve bu işleme gerek duyulmaz. İncir ağaçlarından iki çeşit meyve elde edilir. Bunlardan ilki, soluk sarı renkli sultan ya da lop inciridir. Bu incirler taze olarak yenildiği gibi kurutulmaya da elverişlidir. İkinci çeşit morumsu renkli incirlere, siyah incir ya da patlıcan inciri denilir. Bunlar taze olarak tüketilir. Taze ya da kurutulmuşunu, yenilmesinin yanı sıra incir, reçeli, pekmezi, ezmesi ve tatlıları yapılarak da tüketilir.

 

BESİN DEĞERLERİ

 

100 gr. Taze incirin içerdiği besin değerleri şöyledir: 80 kalori: 1,2 gr. Protein; 20,3 gr. Karbonhidrat: 0 kolesterol; 0,3 gr. yağ; 1,2 gr. Lif; 22 mgr. Fosfor; 25 mgr. Kalsiyum; 0,6 gr. Demir; 2 mgr. Sodyum; 194 mgr. Potasyum: 20 mgr. Magnezyum; 80 IU A vitamini; 0,06 mgr. B1 vitamini; 0,05 mgr. B2 vitamini; 0,4 mgr. B3 vitamini; 0,113 mgr. B6 vitamini; 6.7 mcgr. Folik asit ve 2 mgr. C vitamini.

 

İncirin kurutulmuşunun yani kuru incirin besin değeri daha da artar. Bunları şöylece sıralayabiliriz; 217 kalori: 4 gr. Protein; 55.3 gr. Karbonhidrat: 0 kolesterol; 1,2 gr. yağ; 6.7 gr. Lif: 163 mgr. Fosfor: 138 mgr. Kalsiyum: 4,2 mgr. Demir: 640 mgr. Potasyum: 91,5 mgr. Magnezyum; 0,073 mgr. B1 vitamini ve 0,072 mgr. B2 vitamini.

 

SAĞLIĞIMIZA YARARLARI

 

 Taze ve özellikle kuru incirin yenilmesiyle insan bedeninin hücreleri yenilenir. İncir, içerdiği yüksek oranlardaki protein, vitamin ve minerallerle hücrelerin yenilenmesini sağlayan bir besindir. Sözgelişi, 100 gr. Kuru incir yenilirse bedenin günlük gereksinimlerinden kalsiyumun %17'si, demir ve magnezyumun %30'u, fosforun %20'si, B1 vitamininin %5'i ve B2 vitamininin %4'ü alınmış olur.

 

 İncir, içerdiği yüksek orandaki liflerle bedene giren kolesterolün kana karışmadan atılmasını sağlar.

 

 Sindirimi kolaylaştıran incirin, bedeni bakterilere karşı koruyan etkileri de vardır.

 

 İncir içerdiği yüksek orandaki kalsiyum ve fosforla kemik ve dişlerin oluşumu ile sağlıklarını garantiler: incirin içerdiği kalsiyum, diğer besinlerdekine göre daha kolay sindirilir. Süt içemeyen kişilerin incir yemeleri öğütlenir.

 

 İncir, içerdiği 'benzaldehit' adlı maddeyle kanserli hücrelerin büyümesini önler, kansere karşı etkili olur.

 

 Kuru incirden hazırlanan infüzyon, özellikle çocuklarda korkusuzca kullanılabilen etkili bir müshildir: Bunun için iki -üç kuru incir doğranır. Üzerine kaynar su dökülerek 10-15 dakika demlendirilip bir infüzyon hazırlanır. Bu infüzyondan günde 2-3 bardak içilir.

 

 Körpe incir yapraklarının sütü siğile karşı etkilidir: Bu etkiyi sağlamak için körpe incir yaprağından sızan süt siğile sürülür.

 

 Körpe incir yapraklarının ezilmesiyle hazırlanan yara lapası, çıbanların olgunlaştırılması ve baş verip delinmesinde etkili olur.

 

 Kurutulmuş incir yapraklarıyla hazırlanan dekoksiyon, hemoroit (basur) ve çıbanlara karşı etkilidir: Körpe incir yaprakları, havadar ve güneş görmeyen bir yerde kurutulur. Bu yapraklar parçalanır. 2-3 tatlı kaşığı kurumuş yaprak bir bardak suda 30 dakika kadar kaynatılır. Böylece hazırlanan dekoksiyonla ıslatılan bez basur memesine sürülür ya da çıbanlara sarılır. Hemoroite karşı bu dekoksiyondan günde 2-3 bardak içilir.

 

AĞACININ ÜRETİLMESİ

 

İncir ağacı, gövde çelikleriyle ya da baladız adı verilen dip sürgünleriyle çoğaltılabilir. Ancak bu şekillerde üretilen ağaçlar meyveye geç yattığından ve bol bol dip sürgünü verdiğinden yeğlenmez. Bunların yerine profesyonellerin ürettiği, türü bilinen fidanlar alınarak sonbaharda yaprak dökümünden sonra bahçelerde derin kazılan toprağa, düz yerlerde 7-8 m. Ve yamaçlarda 6-7 m. aralık verilerek dikilmelidir.

 

AĞACININ YETİŞTİRİLMESİ

 

İklim isteği: incir ağacı ılık bölgelerin bitkisidir. Yıllık ortalama sıcaklığın 18-20 derece olduğu yerlerde iyi yetişir. Ekim-kasım aylarında -3 derece; kışın ağacın dinlenme döneminde -7 ile -9 dereceler ve ilkbaharda -l derece sıcaklıklar ağaca zarar verir.

 

Toprak isteği: incir ağacı, toprak yönünden fazla seçici değildir. Ama derin, kumlu -killi, organik madde yönünden zengin, yüksek oranda kirece sahip ve su tutma kapasitesi iyi olan topraklarda ürün verimi ile niteliği artar. İncir ağacı çok nemli topraklar ile yüksek taban suyundan zarar görür.

 

Sulama: incir ağacının yıllık yağış isteği 550-600 mm'dir. Yağışlar bu miktarın altına düşerse, özellikle ağacın sürgün dönemi olan nisan-mayıs aylarında yağış yetersizse sulama gerekir. Ama, meyvenin olgunlaşma döneminde ağaçlara su verilmez. Aksi takdirde meyveler çatlar ve zarar görür.

 

Gübreleme: incir ağacının toprağına, yanmış çiftlik gübresi ile noksanlığı varsa tarım kireci verilmesi yararlı olur. Gübreleme için toprak ve yaprak analizi yaptırılmalıdır.

 

Toprağın işlenmesi: İncir ağaçlarının toprağı, havalandırma, yağışlardan iyi yararlanma ve yabani otların kontrolü ile ürüne hazırlanması amacıyla yılda üç kez (ilkbahar, haziran ayı ve sonbaharda) işlenir. Çok eğimli alanlarda erozyona neden olacağı için sonbahar işlemesi yapılmaz.

 

Budama: İncir ağaçları önce şekil, sonra ürün budaması ve ağaç yaşlanınca gençleştirme budaması ister. Bu işleri, ağacı tanıyan kişiler yapmalıdır.

 

Hasat (Derim): Taze olarak yenilecek incirler, tadı ve görünüşü çeşide uygun tam kıvama eriştiğinde elle toplanır. Taze olarak hasat edilmeyen incirler, ağaç üzerinde su yitirip buruşur ve kendiliğinden yere dökülür. İşte bunlar kurutulacaksa, toprak üzerinde uzun süre kalmaması için her gün, günde iki kez olmak üzere toplanır ve ayrıca bunlara kurutma işlemi uygulanır. Ancak, kurutma işleminden önce sağlam ve bozulmuş incirler seçilerek ayıklanmalıdır.

 

Kaynak : Netten

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

24/5/2007 - DEREOTU !!!!

DEREOTU !

İnek sutunde 117 miligram kalsiyum bulunurken, dereotunda bu oranin 208 olmasi,
dereotunun sutun alternatifi olarak gorulmesine neden oluyor.

İstanbul Universitesi Cerrahpasa Tip Fakultesi Cocuk Bolumu Metabolizma ve Beslenme
Bilim Dali Baskani Prof. Dr. Ahmet Aydin, sutun alternatifinin dereotu oldugunu soyledi.

Adana Otizm Dernegi'nin duzenledigi 'Otizm Hastaligi'nin Tedavisi ve Beslenme' konulu
konferansta konusan Prof. Dr. Ahmet Aydin, sutun kalsiyum bakimindan en zengin besin
olmadigini belirterek, "Dereotu sutten daha fazla kalsiyum iceriyor. inek sutunde 117 miligram kalsiyum
bulunurken, dereotunda bu oran 208'dir.

Ayrica dereotu magnezyum ve potasyum bakimindan zengin olmasi bakimindan da kemik sagligina daha
faydalidir" dedi. Prof. Dr. Aydin, dunyada en cok sut tuketen ulke olan ABD'de, yine dunyada en cok
osteoporoz rahatsizliginin  oldugunu bildirdi.
Prof. Dr. Aydin, cocuklarin ve anne- babalarin kemiklerinin kuvvetli olmasi icin mutlaka dereotu
tuketilmesini onerdi.

İsvec'te yapilan bir calismada 50- 85 yaslarindaki menopoz sonrasi kadinlarda sut tuketimi fazlaliginin
kiriklari azaltmadiginin saptandigini kaydeden Prof. Dr. Aydin, soyle konustu:

"Benzer sekilde ABD'de hemsireler uzerinde yapilan arastirmada gerek sut, gerekse sut disi kalsiyum tuketimi <******> fazlaliginin kalca kiriklarini azaltmadigi tespit edilmistir. Cocuklarinizin ve kendinizin kemiklerinin kuvvetli olmasi icin mutlaka dereotu tuketin. Dereotundaki magnezyum ve kalsiyum kemik gelisimi icin oldukca onemli bir mineraldir.
Her memelinin sutu kendi yavrusunadir. 5- 6 milyon yillik insanlik tarihinin sadece son 10 bin yilinda insanlar baska memelilerin sutunu icmislerdir.

Kendi annelerinin sutunu ise sadece hayatlarinin ilk 2 yilinda emerler, daha sonralari hic sut tuketmezlerdi.
Fosil incelemeleri, tas devri insanlarinin kalin ve kiriga direncli saglam kemiklerinin oldugunu gostermektedir.  Bu devre ait kemik orneklerinde osteoporoz yok denecek  kadar azdir. Bunun nedeni de o devirde 
insanlarin sutten ziyade, daha cok yesil sebze, ot turu yiyecekler tuketmesindendir."

--
Haldun Keskin
Keskinler Ltd.
Daha Sağlıklı Bir Dünya
0.236.414 44 36
www.zeytin.cjb. net

kaynak : netten
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

27/4/2007 - polen

'Polen derdi' başladı

12 Nisan, 2007 12:12:00 (TSİ)


 
Bahar aylarıyla birlikte polen döneminin başlaması nedeniyle uzmanlar, alerjik belirtiler görülen kişilere bazı tavsiyelerde bulunuyor.

Selçuk Üniversitesi'nde görev yapan Prof. Dr. Faruk Özer, bu yıl havaların daha ılıman seyretmesi nedeniyle bitkilerin polen yayma dönemine erken başladığını belirtti.
    
Bu dönemde polenlerin, alerjik nezlesi ve astım hastalığı olanların sorunlarını artırdığına değinen Prof. Dr. Özer, ''Burunda tıkanıklık, kaşıntı, gözlerde yanma şikayetleri olanların bahar alerjisi olma ihtimali yüksektir'' dedi.
    
Prof. Dr. Özer, şikayetlerin önlenmesi ya da en aza indirilmesi için alınacak bazı tedbirler olduğunu söyledi:
    
''Polen alerjisi belirtileri görülen kişiler, açık havada uzun süre bulunmamalı, özellikle polen miktarının yoğun olduğu sabahtan öğleye kadarki zaman dilimi içinde zorunlu olmayan hallerde dışarı çıkılmamalıdır.
 
Polenlerin etkisini en aza indirmek için alerji belirtileri görülenler, eve gidince duş alıp elbiselerini değiştirebilir.''
    
Polenden etkilenenlere bu dönemde pencereleri havanladırma amacıyla fazla açmamalarını tavsiye eden Prof. Dr. Özer, ev ve iş yerlerinde polen filtreli klimalar kullanılabileceğini de sözlerine ekledi.

Kaynak: netten

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

22/4/2007 - BANA KENDİMİ ÖNEMLİ HİSSETTİR....

Herkes boynunda bir levha taşır ve bu levhanın üzerinde -Bana kendimi önemli hissettir- yazar. İnsanlarla çalışırken bu mesajı asla unutmayın…" Eğer üzerinde iyi çalışılırsa, bu tavsiye hayatınızı değiştirecek tavsiyeler arasında en önemlisi olabilir. Eşiniz, çocuğunuz, müşteriniz, iş arkadaşınız veya rastladığınız kişilerle olabilecek herhangi bir ilişkide uzun süreli bir etki yaratmak için en iyi yol karşınızdakinin değerli olduğunu hissetmesini sağlamanızdır.

Ve işe başlamanız için 4 tavsiye:


1. Karşılaştığınız herkesi büyük bir hevesle selamlayın.

Hiç telefonda birisi ile konuşurken veya bir yerlerde birisine rastladığınızda sizinle yüksek bir enerji ve şevk ile konuştuklarında sanki karşınızdakinin size bayıldığını hissettiniz mi? Coşkulu ve içten bir sevk ile selamlama, tüm iletişimin gidişatını belirler. Bu son derece basit bir tekniktir, sadece en zor kısmı hatırlamaktır. Ama eger hatırlarsanız, tüm ilişkileriniz canlanacaklardır. Bu yöntemi, özellikle çocuklarınızla iletişiminizde kullandığınızda hayatı derinden etkileyen sonuçlar ortaya çıkabilir. Bir çocuk odaya girdiğinde basit bir sevkli karşılama ve taktir, onunla iletişimde mucizeler yaratır.

2. Yavaşlayın

Sohbetlerinizde karşınızdakini gerçekten dinlemek için vakit ayırın. Birisi ile konuşurken, sonra ne söyleyeceğinize değil, sözleri ile, tonlaması ile ve beden dili ile "onun" ne söylediğine odaklanın. Rahatlayın ve yanıt vermeden dinleyin. Bu şekilde karşınızdakini derinlemesine dinleme üzerinde çalıştıkça, karşınızdakinin ihtiyaçları üzerinde çalışın. Sohbet sırasında kendi ihtiyaçlarınızı bir tarafa bırakın ve "onların" bugün neye ihtiyaçları olduğunu anlamaya odaklanın. Her karşılaşmayı, normalde çok telaşlı olabilecek bir günün molaları olarak değerlendirin. Yavaşlayın ve bir başkasıyla kurabileceğiniz bağlantının tadını çıkartın…Basit bir sohbet olsa da..

3.Geçmiş sohbetlerinizin ve karşılaşmalarınızın ayrıntılarını hatırlamaya çalışın

Size daha önce aktardıklarını sorun. İşteki sunuşu nasıl gitti, sorun. Hasta babası nasıl, sorun. Bu basit yöntemle insanlara sizin için ne kadar önemli olduklarını gösterirsiniz.

4. İnsanların sizin için yaptıkları küçük şeyleri taktir edin ve hiç bir zaman "teşekkür ederim" cümlesini söyleme fırsatını kaçırmayın.

Çok şaşalı bir şey olması gerekmiyor…birkaç nazik cümle veya kısa bir e-posta veya mesaj bile yeterli…Taktirinizi göstermek ve sevdiğiniz insanlara şefkat göstermek için basit yollar bulun. Belki bu bütün günü evde hasta çocuğunuzla geçiren eşiniz için eve giderken yemek götürmek olabilir. Belki bu annenize bir telefon etmek olabilir. Gün boyunca karşınıza çıkacakları onaylama ve taktir etmeyle ilgili nasıl bir adım atacağınızı düşünüyor olun. Etrafınızdaki insanları önemli hissettirdiğinizde, bir güven ve karşılıklı taktir ortamı yaratırsınız...


netten alıntı

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

24/12/2006 - Pratik Bilgiler

 YEMEK YAPARKEN

Yemeğinizin tuzunu fazla kaçırınca tencereye birkaç     parça çiğ patates atın. Fazla tuzu çekecektir.

Patates pişirirken, pişirme suyuna bir kaşık sirke     koyun. Hem rengi sapsarı kalır, hem daha lezzetli     olur.

     


Domatesin kabuğunu kolay soymak için, kaynar suya daldırıp, bıçağın     tersini domatesin yüzünde ağır ağır gezdirin.

Soğan soyarken gözlerinizin yaşarmaması için soğanı içi su dolu bir     tasın içinde soyun.

Mayonez hazırlarken eğer sos kesilirse, bir yumurta sarısını 2-3 damla     sirke ile çırpın ve yeterli miktarda zeytinyağı ile koyulaştırın. Bu karışımı     kesilen sosa çırparak yedirin.

Kuru bakliyatları bir gece önceden ılık suya koyun ve haşlarken içine     biraz karbonat ilave edin.

Tuz bazen sütü keser. Bu nedenle, beşamele ve diğer sütlü soslara,     kıvamı bulduktan sonra tuz koyunuz.

Pilavınızı tekrar ısıtırken, bir kabın içinde ateşe su koyup kaynayınca     tencerenizi içine oturtursanız pilavınız taneli kalır ve tazeliğini muhafaza     eder.

 

 LEKELER

Taze ceviz lekesini elden çıkarmak için, eller önce     bir iki dakika kadar sirkeye batırılmış bir pamukla     ovulur. Sonra da soğuk suyla ovulur ve yıkanır.

Çay ve kahve lekelerini karbonatla silerek     çıkartabilirsiniz.


Bira lekesini çıkarmak için sabunlu suya biraz amonyak karıştırın ve     lekelenin üzerine sürün.

Zeytinyağ lekesini çıkarırken bir lokma ekmek içi yuvarlanıp lekenin     üzerinde gezdirilmelidir.

Eğer örtünüze meyve suyu döküldüyse hemen tuz serpin, ilk     yıkamada çıkacaktır.

Yumurta lekesini çıkarmak için önce soğuk suda bekletmeli sonra ılık     sabunlu suda yıkamalısınız.

Masa üzerindeki pancar lekesini çıkarmak için bir ekmek parçasını     suyla ıslatın, düz bir yüzeye yerleştirin ve örtünün lekeli kısmını ekmek     parçasının üzerine koyun ve yine ıslatılmış bir ekmek parçasını üzerine     yerleştirin. Ekmekler lekeyi emecektir.


Şarap lekesini çıkarmak için, oksijenli suyla tampon yapın ya da     lekenin üzerini örtecek şekilde tuz serpin ve bir süre bekletin, daha     sonra yıkayın.

Teflon tavanızda oluşan lekeleri temizlemek için bir bardak suya iki     çorba kaşığı karbonat ve yarım su bardağı sirke karıştırın. Bunu     tavanızın içine dökün, 10 dakika kaynatın.


Masanızın üzerine damlayan mumları çıkarmak için nalburdan     alacağınız boya incelticiği lekenin üzerine döküp 5 dakika bekleyin     sonra nemli bir bezle incelticiği silin.

Mutfak eşyalarının üzerindeki etiket izlerini yok etmek için, üzerlerine     mobilya cilası serpip yumuşak bir bezle silin.

 

İSTENMEYEN KOKULAR

 Soğan kokusunu ellerinizden çıkarmak için, evvelden      haşladığınız patatesi mutfaktaki işiniz bitince elinize sürerek      beş dakika kadar ovabilirsiniz.

 

Kaz, ördek ve av hayvanlarının eti ağır kokulu olanların, bu     kokularını gidermek için unla ovalamak ve yarım saat kadar unun içinde     bırakmak lazımdır. Av etinin hangisi olursa olsun fırında pişirmeden     önce evvela haşlamalı, sonra soğan suyu, tuz, biber, arzu edilen     baharatı karıştırıp, haşlanmış etin etrafına sürmeli, en son olarak da     yumurta sarısını yoğurtla karıştırıp eti bu karışıma bulayıp, yağlanmış     tepsiye koyup fırına sürmelidir.

Uzunca bir süre kullanılmayan eski çaydanlıklar, zamanla pek de hoş     olmayan bir koku edinirler. Bunu önlemek için en kolayı, içine bir parça     kesme şeker koymaktır.

Karnabaharın haşlama suyuna bir miktar süt katarsanız kar gibi     beyaz olduğunu, hem de kötü kokmadığını farkedeceksiniz.

Kereviz pişirirken kokusunu almak için içine biraz lahana turşusu     koyun. Turşu, kerevizin kokusunu alacaktır.

Lahananın pişerken pek de hoş olmayan bir kokusu vardır. Bunu     önlemek için, lahanayı pişireceğiniz tencerenin içine, biraz ekmek içi     koymak yeterlidir. Yemeğe karışmaması için, ekmek içlerini küçük,     temiz bir torba içinde koymanız, sonra alıp atmanız da size büyük     kolaylık sağlayacaktır.



Bir şarkı,
      sen onu söyleyene dek
                 şarkı değildir.

Sevgi kalbine,
     orada durması için
                 konmadı.

Sevgi,
     sen onu dağıtana dek
                 sevgi değildir."


George Shinn / "Motivasyon Mucizesi"

Hanife Karaarslan'ın "Hızlı ve Etkin Okuma" adlı kitabından aktarılmıştır.


Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

26/10/2006 - kızmak....

Herkes kızabilir, bu kolaydır.
Ancak doğru insana, doğru ölçüde, doğru zamanda, doğru nedenle ve doğru şekilde kızmak, işte bu kolay değildir.

ARİSTO


Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

myspace

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Güzel Sözler Bilgiler Biraz ordan biraz burdan derlenmeler myspace

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
yildizca
yildizim

Arkadaşlarım

yildizim
yildizca
brcdesign
raciegi
nihavend
yildizci
dahlia
masterpiece
sabahYILDIZI
prenstenes
blogekle
livaneli
Guldeste
oykuleroykuculer
romanyazilari
siirlersairler
yedincisanat
yeniedebiyat
yildizim3
cocukca
geyikfm09
alperturan
ertugrultasci
dogan55
yildizim4
yildizim1
gezilerim
nergul1
nergulyanik
BONCUK01
gahan
nergul3
nergul2
yunusegi
nergul64
sezer55
nergul
nergizcankul
benhaladeliyim
krizantemnet
cazibelibocek
nergul4
kitabooku
AlsahIndex
YeniGuneTurku
passions00
UmitZeynep
siempre
burs
2007bbg
dairus
GRAFIKDUNYASI
Blogcu Toplist- Siteni Ekle BlogBul.Com! Ücretsiz Türkçe Blog Sayaç Blog Toplist
Spam Yok! </